Site Ekle
GÜNCEL:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
KTV’den bir ilk ,
 KTV olarak Kırşehir’İn henüz keşfedilmemiş tarihi mekanlarını konu alan belgesel çekimlerinde bu hafta Yağmurlu köyü, Gavur Dağı Kalesi, Tümülüs Kral Mezarları vardı. 
Belgesel çekimine KTV Haber Müdürü Mahmut Şefik Koç,  bölge sakinlerinden Tuncay Orman ve Tarihçi Şenol Dönmez katıldı. Şenol Dönmez Yağmurlu köyü, Gavur Dağı Kalesi, Tümülüs Kral Mezarları ile ilgili tarihi açıklamalar yaptı.
 Dönmez;” Köyün tarihi ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Çevresinde bulunan kale ve yer altı şehirleri köy çevresin Milattan öncesinde bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Yine çeşitli rivayetlere göre, Yağmur Dede denilen zatın bu bölgeye yerleşmesi köyün adına Yağmurlu dendiği sanılmaktadır. Köyde yaşayan çeşitli aileler soylarını çeşitli yerleşim birimlerine ve Türklerin çeşitli boylarına dayandırmaktadır. Buda köyün homejen bir Türk boyundan olmadığını, farklı Türk boyların zamanla köye gelip yerleştiklerini göstermektedir. Yine köy adet ve gelenekleri. Hayvancılık kültürü (eski tarihlerde Deve ve Keçiler verilen önem) tipik Yörük ve Afşar kültürünü çağrıştırmaktadır. Köy çevresin oldukça dağlık ve tarıma elverişli olmaması nedeni ile köy halkı yayla kültürüne dayalı hayvancılıkla uğraşmıştır. Artan nüfus ve hayvan sayısı nedeni ile köyden çok uzak yaylaklarını kurmaya başlanmışlar, zamanla bu yaylaklar köyden bağımsız 5 adet köy ve çok sayıda mahalleler (mezralar) oluşturmuştur. Resmi kayıtlara göre halen Yağmurlu Köyleri, Büyük Oba, Kaleköy, Yeniyapan (Kurtbeli), Armutlu, Sayobasi ve Saruşağı olmak üzere altı adet köyden oluşmaktadır. Bu köyden olan insanlara Yağmurlu aşireti denmektedir. Yağmurlu köylerinin anlamı: Yağmurlu Büyük Oba, Yağmurlu kaleköy, Yeniyapan, Yağmurlu Armutlu, Yağmurlu Sayobasi ve Yağmurlu Saruşağı köylerinin hepsinin birden, bir aşiretten meydana gelmiş olması gelenek, görenek ve adetlerinin biri birine uyması ve hepsine birden " Yağmurlular" denilmesindir. Yağmurlu köylerine bu adın verilmesi kesin olarak bilinmiyor olmakla beraber, köye ilk yerleşme başladığı zaman bu bölgenin ormanlık olması, fazla yağmur yağmasından dolayı ve yine Halep civarinda bulunan ve Yağmurlu adını taşıyan bir köyden ayrılarak buraya yerleşilmiş olmasından dolayi, Yağmurlu adının verilmiş olduğu rivayet olunmaktadır.
Yağmurlu aşiretinin diğer Türk boyları gibi Orta Asya'da Ön Asya'ya yayılan Uyğur Türklerine mensup olduğunu tarihi belgeler doğrulamaktadır. Köyün kesin tarihi hakıknda yeterli bilgiler bulunmamakla beraber, av peşinde koşan üç kardeşin çok eski zamanlarda bu bölgeyi hayvancılığa ve avcılığa elverişli bulmaları sonucu, bu vadiye yerleştikleri kanaatini uyandırmaktadır. Zira yakın olduğu halde Kızılırmak çevresine yerleşmemiş olması da, bu yoldaki kanaatlari kuvvetlendirmektedir.
Bir kaynakta, Horasan'dan yağmur Dede'nin başkanlığında Anadolu'ya geldikleri bildirilen Abdalların, Kırşehir' in yağmurlu köyüne oturdukları zaman başkanları ulu kişi yağmur dedenin adını bu köye verdikleri savı ise abdallar hakkında araştırma yapanların bu savı önemseyip konunun üzerinde ısrarla durması gerekir.
Başka bir kaynakta, Eftalit-Akhun Devleti’nden olan ve Yağmur Dede’nin başkanlığında Horasan’dan gelip Anadolu’nun birçok bölgesine dağılan Türkmen Yağmurlu obasından bir bölümü, Kırşehir ve Karaman’a yerleşmişlerdir. Adıyaman, Malatya-Akçadağ, Maraş-Göksun, Sivas-Hafik, Tokat-Gökdere, Trabzon-Sürmene, Bursa, Kütahya-Tavşanlı, Manisa-Kırkağaç, Kırşehir’de, Yağmurlu Büyükoba, Yağmurlu Armutlu, Yağmurlu Kale, Yağmurlu Sarıuşağı, Yağmurlu Sayobası, adıyla beş adet köy bulunmaktadır. Abdal Kara-yağmurlu obası ise, demircilik yaptıkları için, sanat pirlerinin Hz. Davud olduğunu söylerler. Seyyid Battal Gazi yoluyla Hacı Bektaş’ı pir kabul edip, Antalya’daki Kara-yağmurlu ocağına bağlıdırlar. Göçerlikten sonra, Silifke’ye bağlı Cılbayır köyü yakınlarına yerleşen aşiret, bölge halkının rahat vermemesi sonucu, Silifke’nin 10 km. batısındaki Bahçederesi köyü yakınını yurt edinirler. Oradan da göç ederek Silifke’nin Say mahallesine yerleşmişler. Genellikle demircilik, çalgıcılı ve sünnetçilik ile geçimini sağlayan Türkmen Abdalı Kara-yağmurlular, Şu anda Silifke’de 650 hane kadardırlar.
Ayrıca:,TOKAT - Zile'deki Türbeler ve Yatırlarda YAĞMUR DEDE; Karabalçık Köyü'ndeki câminin yanında bulunmaktadır. Bu ulu kişinin, köyün kurucularından olduğu kabul edilen Ali Kâhyalar sülâlesinin dedeleri olduğu konusunda bir bilgi vardır. Mezarının bulunduğu yerde yağmur ocağı olduğuna, halk inanmaktadır. Bu sebeple Yağmur Dede olarak halkın arasında yaşamaktadır. Yöre halkı en çok yağmur duası yapmak için buraya gelmektedir.
Yağmurlu Kale’si Köyün adını almış olduğu kalenin ise Bizans dönemi kalıntılarına ev sahipliği yaptığını söyleyebiliriz. Ne yazık ki hazine avcılarının hoyratça yapmış olduğu saldırılar sonucu, kale üzerinde bulunan yapı yok edilmiş; oradan çıkan küpler bilinçsizce kişisel hırslar uğruna tahrip edilmiştir.
Gavurkale, Kırşehir il merkezine bağlı Yağmurlu Büyükoba Köyünün yaklaşık 1 km. kadar doğusunda yer almaktadır.Yağmurlu Büyükoba sınırları içerisinde kalmaktadır. Kalenin 1 km. kadar doğusunda ve tepenin diğer yamacında Karıncalı Köyü bulunmaktadır. Çevresindeki alana tümüyle hâkim bir konumda yer alan kale, 1725 m. yükselti ile bölgedeki kaleler arasında en fazla yükseltiye sahip olandır. Kale bağlı bulunduğu tepenin en yüksek noktasında yer almaktadır. Bu yönü ile çok korunaklı ve savunmaya son derece elverişli bir alandadır. Araştırmalara göre duvar yapılarında görülen mimari olgular, kalenin bir ilk Tunç Çağı kalesi olduğu izlenimini vermektedir. Ayrıca kalenin güney eteklerinde ilk Tunç Çağı keramiklerine de rastlanmıştır. Kalenin duvar örgüsü ilk tunç çağı kalelerinin duvar örgü sistemi olan kuru duvar örgü tekniği ile yapılmıştır. Kale, doğal koşullarla tahrip olmakta ve duvar yapıları gün geçtikçe mimari yapısını kaybetmektedir. Kalede yer yer kaçak kazı çukurlarına ve değişik şekillerdeki taşlardan oluşturulmuş farklı amaçlarla kullanılan mekân izleri vardır. Kalenin bağlı bulunduğu yükseltinin en üst noktasında tümülüs olarak değerlendirebileceğimiz bir yapıda bulunmaktadır. Yani kalenin en üst noktasında tümülüs, onun eteklerinde de kale yer almaktadır. Kale ve tümülüste aynı tip yapı malzemeleri kullanılmıştır. Kuzey-güney doğrultulu kalenin giriş kısmı doğu taraftadır. Ancak kalenin duvar yapıları büyük oranda tahrip olmuştur. Kalede yer yer kaçak kazı izlerine de rastlanmaktadır. Kalenin doğu eteklerinde anakayanın oyulması ile oluşturulan bir mekanın varlığı söz konusudur. Bu mekanın kuzeyinde derinlemesine inilen bir alan daha vardır. Bu alanın, daha çok Anadolu’nun kuzeydoğusunda sıkça rastlanan su tünellerinin bir örneği ya da bir mağara kalıntısı olduğu düşünülmektedir. Köyümüzde tarihi çanak-çömlek, para, mezar, mağaralar, çizimler, işaretler, tümülüs bulunmaktadır.” İfadelerine yer verdi. 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

5. Tarım Fuarı Açıldı
Vali İbrahim Akın, bu sene ilimizde 5.’si düzenlenen Tarım ve Hayvancılık Fuarının açılışına katıldı.

Haberi Oku